Kültür ve Sanat

Haiku: Anlam Sızması

Anonim
3 Ara 2021
3 min read

Bir avuç kelimeyle derin his sızıları bırakmak… Japonya’nın geleneksel şiiri haikuyu birlikte inceleyelim!

Dağda batan güneş

Sonbahar yapraklarının

Kızılını çalıyor sanki.

Taniguçi Buson

Geleneksel bir Japon şiiri olan haiku, okuyucusunun gözüne önce sadeliği ve kısalığı ile çarpar. Bir anlık bakışla hayattan kısa bir kesiti aktaran bu şiirler, genelde 5-7-5 şeklinde toplam 17 heceli olmak üzere 3 dizeden oluşur ve tek nefeste sarf edilir. Zamanla farklı dillere ve kültürlere de yayılmasıyla geleneksel kalıbında bazı esnemeler gözlense de haiku; az ve öz, bir çırpıda anlatma ruhundan bir şey kaybetmemiştir.

Sokak lambası

Her gece yalnız kalır

Yalnız ve aydınlık

Toiku

Göstergeler İmparatorluğu incelemesinde Japon kültüründeki göstergeleri ele alan Roland Barthes, haikulara da birkaç bölüm ayırır. Batı kültüründeki ince işlenmiş, süslü yazının aksine duruluğu, kısalığı ve sıradanlığıyla herkesin kolayca yazabileceği illüzyonunu oluşturan haikular için “yorumsuz görü”ler der. Zira bu küçük şiirler bir betimleme yapmaz. “Burada görülecek özel hiçbir şey yok” demek ister sanki okuyucusuna. Görülmedik bir şeyden bahsetmez ama bir o kadar da bilinmedik ve yeni hissettirir. Betimlemez, tanımlamaz; yalnızca belirtir. “Bu, budur” der ve aradan çekilir. Ardında bıraktığı tat, her okuyucusunu kendine has bir duygu bulutuna sürükler.

Ne çok insan geçti

Güz yağmurunun altında

Seta köprüsünden!

Joko

Geleneksel olanlarında doğa ve mevsimsel tasvirlere de sıklıkla yer veren haikular, bir yandan insanın bu doğa içinde ne kadar küçük bir parça olduğunu da sakince hatırlatır. Dünya sürekli bir akış içinde varlığını sürdürürken insan onun geçici bir yoldaşıdır ancak. Yazdığıyla bunu belirten haiku, okunduktan sonra uyandırdıklarıyla, insanın içinde de kendi akışında var olan bir dünya olduğunu hissettirir.

Dağ yolundan geliyorum

Ah! İşte bu çok hoş!

Bir menekşe!

Buşon

Anlama ancak söylemini anlaşılmaz kılarak başkaldıran Batı yazınının aksine, anlaşılır olmayı sürdürerek anlamlı söyleyişin karşısında durur haiku. İçinde doğduğu ve geliştiği kültürün sadeliğinden çok şey taşır bu nedenle. Batılı edebiyatçılara “boş, kısa ve sıradan olmak hakkınızdır” demiş ve onlara bambaşka bir ifade yolunun da var olabileceğini göstermiş olsa gerek ki, zamanla, başka kültürlerde de kendine yer bulabilmiş. Haikular, Kikaku’nun şiirlerini Fransızcadan Türkçeye çeviren Orhan Veli’yi de etkilemiş kuşkusuz. Böylece modern Türkçe şiirin ilk haikusu olarak bilinen bu haikuyu yazmış:

Gemliğe doğru

Denizi göreceksin

Sakın şaşırma.

Orhan Veli’den sonra başka Türk şairleri de edebiyatımıza bu türde dizeler kazandırmış. Son olarak birkaç örneğiyle bitirip bu sakin şiirin bıraktığı tatla sizi yalnız bırakıyorum.

Lapa lapa yağan karı düşledim

Pencerenin önünde bütün yaz

Baktım ki, kan içindeyim

Ahmet Oktay

Güm güm çalındı kapım

Açtım baktım ki

Yalnızlığımmış

Cemal Süreya

Ay batıya uzanırken

Doğuya kayıyor

Gölgesi çiçeklerin

Buşon

Kendisi isteyerek

Düşüyor yaprak

Rüzgarsız günde

Nozawa Boncho

A

Anonim

Bu kullanıcı kaldırıldı.

Discussion

Giriş Yap Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.