Kültür ve Sanat

Taht İçin Son Dans: Macbeth'in Tragedyası

@esratekin
13 May 2024
3 min read

William Shakespeare'in ünlü oyunu Macbeth: Güç arzusu yüzünden hırslarına yenik düşen adamın hikâyesi. Keyifli okumalar:)

"Bir yaralı yarasa gibi başladı uçuş ve sıçrayıp ısırarak bir aslan gibi ve 'Elmaslardan oluşmuş olanlar ve altınları Düşmana verin' diye haykırdı." Macbeth, 4. Perde, 3.Sahne

William Shakespeare'in ünlü trajedisi "Macbeth", insanın hırsının ve güç arzusunun nasıl trajik sonuçlara yol açabileceğini anlatan derin bir karakter çalışmasıdır.

16. yüzyıl İskoçya’sında geçen hikâyede Macbeth, kehanette bulunan Üç Cadı’nın ve hırslarının yönlendirmesiyle, İskoç kralı Duncan, yakın arkadaşı olan kralın generallerinden Banquo, karısı Lady Macbeth’e ve halkına olan ihanetini büyük bir ustalıkla gösterir.

''Neresi vuruluyor? Bana ne oldu ki, en küçük bir gürültüden dehşete düşüyorum? Bu eller ne böyle? Ah, gözlerimi oyuyorlar. Acaba bütün okyanusların suyu elimi bu kandan temizler mi? Hayır; belki de şu elim sonsuz denizleri kana çevirir, yeşil renklerini baştan başa kızıla boyar.'' Macbeth, 2. Perde, 2.Sahne

Banquo ile karşılaştıkları Üç Cadı; Macbeth’i sırasıyla Glamis Beyi, Cawdor Beyi ve kral olarak selamlar. Banquo’ya ise kraliyet hanedanına babalık edeceğini söylerler. Macbeth’e yeni Cawdor Beyi olduğu haberinin gelmesiyle kehanetin etkisine giren Macbeth evinde misafir ettiği Kral Duncan’ı acımasızca öldürür. O gece İrlanda’ya ve İngiltere’ye kaçan oğulları cinayetle suçlanır. Lady Macbeth; kralın kanını, cinayetin gerçekleştiği gece ilaçla uyuttuğu uşaklarının eline ve yüzüne sürerek onları katil gibi göstermeye çalışır. Sabah kralın odasına girip acı haberi öğrenen grubun arasında uşakların kafasını kesen Macbeth, krala olan bağlılığını göstererek tacı giyer.

Macbeth kral olduktan sonra Üç Cadı’nın Banquo ile ilgili kehanetini düşünmekten uyuyamaz, huzuru büsbütün kaçmıştır. Ölümü normalleştiren ve gittikçe zalimleşen hâliyle Banquo ve oğlunu öldürmeyi planlar. Banquo’yu öldüren katillerin elinden kaçmayı başaran oğlu, Macbeth’i deliliğe sürüklemiştir. Üç Cadı’nın yanına tekrar giderek olacakları öğrenmek ister. Fife Beyi Macduff’a dikkat etmesini ve anadan doğma hiç kimsenin ona karşı gelemeyeceğini öğrenen Macbeth, Macduff’un ailesini katleder.

Lady Macbeth, vicdanına yenik düşer ve yaptıklarının azabından amansız bir hastalığa yakalanır ve ölür. Lady Macbeth’in ellerindeki hayalî kanı temizleye çalıştığı sahne oldukça dramatiktir. Macbeth, karısının ölümüyle şu sözler dilinden dökülür;

Bu er geç olacaktı, bu haber bir gün gelecekti. Yarın sonra yine yarın, yarın diyerek küçük adımlarla ömrün son hecesine kadar ilerleyecektir zaman. Ölüm yolunda ilerlerken bütün dünlerimiz, geçmiş günlerimiz, sersemlere ışık tuttu. Sön, kısacık mum, sön! Ömür bir yürür gölge; zavallı bir kukla ki sahnede salınıp çırpınarak saatini dolduruyor, sonra bir daha adı duyulmuyor: Bir aptalın anlattığı bir masal bu; sırf gürültü, patırtı; bir anlama geldiği de yok. Macbeth, 5. Perde, 5.Sahne

İskoçya’daki huzursuzluk, halkın krala olan bağlılığını kırmıştır. Bu esnada İngiltere’ye kaçmış olan Malcolm ve Macduff, İskoçya’ya saldırır. Macbeth ve Macduff arasındaki düello son derece çetin geçer. Macbeth, son kez savaşırken, içsel çatışmaları ve suçluluk duygusu onun ruhunu sarmalamıştır. Macduff, adalet için savaşırken Macbeth ise kaderiyle yüzleşir.

Sonunda, Macduff, Macbeth'i yenerek onu öldürür. Bu, oyunun ana trajik dönüm noktasıdır ve Macbeth'in hırsının ve suçlarının onun sonunu getirdiğini vurgular.

Macduff’la yüzleşen Macbeth, “…annemin rahminden vakitsiz koparıldım.” sözü üzerine aldandığını farkeder. Malcolm, hak ettiği tacı giyerek yeni İskoç kralı olur.

''Genç Malcolm'un ayağının dibinde toprağı öpmek, kalabalığın gözleriyle aşağılanmak için teslim olmam. İster Birnam ormanı Dunsinane'e gelmiş olsun, ister kadından doğmayan sen karşıma çık, son bir kez daha denerim. Önüme kalkanımı siper ediyorum: Vur Macduff! "Dur, yetişir!" diye ilk bağırana ilenç olsun.'' Macbeth,5.perde 6.sahne

Shakespeare, güce olan düşkünlüğün zamanla birlikte neye dönüştüğünü betimlemiştir. Macbeth; hırslarına yenik düşüp, can almanın, kötülüğün ve ihtirasın o uğursuz girdabına girmiş; çevresindeki insanlardan başlayarak sonunda kendini bu uğurda yok etmiştir. Kral olduktan sonra gözüne girmeyen uykunun yoksunluğu onu, aklın sınırlarının dışına itmiştir. Sonunda Macbeth'in ölümü, onun cinayetlerinin ve hırsının bedelini ödemesidir. Bu trajik son, izleyicilere insan doğasının karanlık ve tehlikeli yönlerini gösterirken aynı zamanda hırs ve güç arzusunun felaketle sonuçlanabileceğini de hatırlatır.

Kaynak

Shakespeare, William. Macbeth. Çev., Orhan Burian. İstanbul: İ.T.Ü Edebiyat, 1999.

ET

Esra Tekin

@esratekin

Discussion

Giriş Yap Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.